Türkiye’de Bu Sene Teravih Namazı Evde Kılınacak

Türkiye’de Bu Sene Teravih Namazı Evde Kılınacak

Türkiye’de bu sene teravih namazları evlerde kılınacak. Kararı açıklayan Türkiye Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş karar gerekçe olarak sağlık sebeplerini gösterdi.

Ankara’da yapılan “Şifa Ayı Ramazan” temalı bir toplantıda konuşan Diyanet İşleri Prof. Dr. Ali Erbaş “Yaptığımız çok yönlü değerlendirmeler ve başta Sağlık Bakanlığımız olmak üzere, devletimizin yetkili organlarıyla yaptığımız çok yönlü istişareler neticesinde mevcut şartlarda teravih namazlarımızı camilerde değil evlerimizde kılmanın daha uygun olduğuna karar verdik.” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ayrıca, oruçlu iken aşı yapılabileceğini ve aşının orucu bozmayacağını söyledi.

“Teravih namazlarımızı evlerimizde kılmanın daha uygun olduğuna karar verdik”

Dünya genelinde yaşanan salgının tehlikesinin ve vaka ile vefat sayılarının artmaya devam ettiğine vurgu yapan Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Elbette gönlümüz istiyordu ki teravih namazlarımızı camilerimizde kılalım, çoluğumuzla çocuğumuzla o coşkuyu camilerimizde yaşayalım. Ancak, salgın hastalık tehlikesi, teravih namazının uzun süre kapalı bir alanda kalmayı gerektirmesi, belirti göstermeyen vakaların varlığı gibi nedenlerden dolayı geçen sene olduğu gibi teravih namazlarımızı evlerimizde kılacağız. Tabii acı ve üzücü. Yani böyle bir duyuruyu yapmak benim için gerçekten çok acı ama sağlık çok önemli.”

Erbaş, İslam’a göre insan sağlığının öncelikli olduğunu belirterek, şunları söyledi: “İnsan, sağlığından olacaksa bazen haram bir şey ile kendisini o ölümden kurtarmaya ve sağlığını korumaya yönelik fetvalar verilmiştir. Dolayısıyla bizim bu konuda çok dikkatli olmamız gerekiyor. Dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak tek bir kişinin sağlığını tehlikeye atmak büyük bir vebaldir. Ramazana özel bir ibadet olan teravih namazını cemaatle evlerimizde kılalım, cemaatle kılamıyorsak ferdi olarak kılalım. Yani çocuklarımızla birlikte cemaat yaparak evlerimizde kılarsak bu gerçekten bizim için çok iyi olacak. Böylece bu salgın şartlarında evlerimizde çok güzel bir ibadet ortamı da oluşturmuş oluruz. İnşallah hep beraber evlerimizde ailemiz ve çocuklarımızla bu güzel ibadeti yerine getirerek camilerimizde teravih namazında buluşamamanın hüznünü bir nebze de olsa gidermeye çalışırız. Şayet bu süreçte salgının seyrine göre camilerimizde teravih namazı kılabilme imkanı olursa bunun da kararını alıp milletimizle derhal paylaşırız.”

“Oruçlu iken aşı olabilirsiniz”

Erbaş, vatandaşlardan “Oruçluyken aşı olabilir miyiz?” şeklinde çok yoğun bir şekilde sorular aldıklarını bildirerek, “Din İşleri Yüksek Kurulumuzun da açıkladığı gibi gerektiğinde oruçluyken aşı olmakta bir sakınca yoktur ve bu durum orucu bozmaz.” açıklamasında bulundu.

Erbaş, Kur’an-ı Kerim’de adı zikredilen çok kıymetli bir zaman olan ramazanın insanlara yaratılış gayesini ve sorumluklarını hatırlattığının altını çizerek, şunları kaydetti: “Bilindiği üzere, her sene ramazan ayında yüce dinimizin ve İslam ahlakının hayat veren ilkelerinden birini gündeme taşıyoruz. Bu sene de ramazan temasını ‘Şifa Ayı Ramazan’ olarak belirledik. Mümin gönüllerde 11 ayın sultanı olarak yer eden ramazan, bütün yönleriyle maddi ve manevi hastalıklarımız için bir şifa ayıdır. Ramazan, her türlü günah ve hatadan hicret ederek ruhumuzu esaretten kurtardığımız ve böylece huzur bulduğumuz, halimizi Allah’a arz ederek aczimizi itiraf edip gurur, kibir gibi hastalıklardan kurtulmayı umduğumuz bir şifa ayıdır.”
“Bu dönem aile bağlarının güçlendirilmesi için bir fırsat olarak görülmeli”

Bu ramazan ayının da geçen sene olduğu gibi Kovid-19 şartlarında karşılandığına işaret eden Erbaş, bu dönemin aile bağlarının güçlendirilmesi için bir fırsat olarak görülmesi ve ramazanın manevi güzelliklerinin evlerde aile bireyleriyle birlikte yaşamaya daha çok özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“İslam ile ilgili yazan, konuşan ve program yapan herkesten sahih bilgiye bağlı kalmalarını istirham ediyorum”

Erbaş, salgın nedeniyle evlerde ihya edilecek ramazan ayında medya organlarına ve mensuplarına çok daha büyük görevler düştüğüne dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı: “Medyada ve dijital ortamlarda yüce dinimiz İslam ile veya başta oruç olmak üzere ibadetlerle ilgili yazan, konuşan, program yapan herkesten sahih bilgiye bağlı kalmalarını özellikle istirham ediyorum. Sorumluluk bilinciyle hareket etmelerini, yanlış, zayıf, mesnetsiz bilgilerden kaçınmalarını istiyorum. Gereksiz konular ve tartışmalarla milletimizin zihinlerini meşgul etmemelerini, fitne ve tefrikaya sebep olabilecek her türlü tutum ve davranıştan uzak durmalarını özellikle rica ediyorum. Aziz milletimizden de görsel medyada, sosyal medyada ve dijital ortamlarda kaynağı belli olmayan, tartışma, çatışma, fitne ve tefrikaya dayalı içerik ve söylemlere itibar etmemelerini istirham ediyorum.” (c/aa)